31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 12. Yargı Paketi ile hukuk yargılamasında önemli değişikliklerden biri yapıldı. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırıldı. Bununla birlikte kısmi davaya ilişkin HMK’nın 109. maddesine yeni bir hüküm eklenerek, dava sırasında talep miktarının artırılmasına ve zamanaşımına ilişkin yeni bir sistem getirildi.

Değişiklik yalnızca usul hukukunu ilgilendiren teknik bir düzenleme değildir. Belirsiz alacak davasının en sık kullanıldığı alanlardan biri iş hukukuydu. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti gibi bazı işçilik alacaklarının miktarı; çalışma süresine, ücret kayıtlarına, tanık anlatımlarına ve bilirkişi incelemesine göre yargılama sırasında belirlenebilmektedir. Bu nedenle yeni düzenleme, işçilik alacağı davalarının nasıl açılacağı bakımından doğrudan önem taşımaktadır.

Belirsiz alacak davası neydi?

Değişiklikten önce HMK m.107 uyarınca, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin davacıdan beklenemediği ya da bunun imkânsız olduğu durumlarda belirsiz alacak davası açılabiliyordu.

Davacı hukuki ilişkiyi ve belirleyebildiği asgari miktarı göstererek davasını açıyor; alacak miktarı karşı tarafın sunduğu bilgiler veya tahkikat sonucunda belirlenebilir hâle geldiğinde talep sonucunu artırabiliyordu. 2020 yılında yapılan değişiklik uyarınca hâkim, bunun için tahkikat sona ermeden önce davacıya iki haftalık kesin süre veriyordu.

Belirsiz alacak davasının önemli sonuçlarından biri de zamanaşımı bakımındandı. Dava, başlangıçta belirtilen geçici miktar üzerinden açılmış olsa dahi, şartları bulunan bir belirsiz alacak davasında zamanaşımı alacağın tamamı bakımından kesiliyordu.

12. Yargı Paketi ile ne değişti?

7589 sayılı Kanun ile HMK’nın 107. maddesi tamamen yürürlükten kaldırıldı. Böylece 31 Temmuz 2026 tarihinden itibaren yeni bir belirsiz alacak davası açılması mümkün değil.

Ancak düzenleme bununla sınırlı kalmadı. Belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla birlikte HMK’nın kısmi davayı düzenleyen 109. maddesine yeni bir fıkra eklendi.

Yeni hüküm şu şekildedir:

“Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.”

Dolayısıyla belirsiz alacak davasının kaldırılması, alacağının tamamını dava tarihinde kesin olarak hesaplayamayan kişinin mutlaka bütün alacağını başlangıçta belirlemesi gerektiği anlamına gelmiyor. Kanun koyucu bunun yerine kısmi dava üzerinden ilerleyen yeni bir sistem oluşturmuş durumda.

Yeni sistem işçilik alacaklarında nasıl işleyecek?

İşçilik alacakları bakımından değişikliğin pratik önemi burada ortaya çıkıyor.

Örneğin bir işçi fazla çalışma yaptığını ancak işyerindeki çalışma kayıtlarına erişemediğini, gerçek çalışma süresinin tanık anlatımları ve işveren kayıtlarıyla ortaya çıkacağını ileri sürebilir. Benzer şekilde hafta tatili veya ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının kapsamı da yargılama sırasında toplanacak deliller sonucunda netleşebilir.

Eski sistemde koşulları varsa bu tür alacaklar belirsiz alacak davasına konu edilebiliyordu. İş hukukunda bir alacağın belirsiz olup olmadığı ise her alacak kalemi bakımından ayrıca değerlendirilmekteydi; Yargıtay uygulaması da bütün işçilik alacaklarının kendiliğinden belirsiz alacak sayılmadığını kabul ediyordu.

Yeni düzenlemede ise artık HMK m.107’ye dayanılarak belirsiz alacak davası açılamayacak. Bunun yerine, koşulları bulunan bölünebilir alacaklar bakımından kısmi dava açılması ve alacağın yargılama sırasında belirlenmesinden sonra talebin artırılması gündeme gelecek.

Talep miktarı ne zamana kadar artırılabilir?

Yeni HMK m.109/4’e göre davacı, kısmi davada talep sonucunu:

aynı dava içerisinde, bir defaya mahsus olmak üzere ve tahkikat sona erinceye kadar artırabilecek.

Üstelik bu artırma iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmayacak.

Bu düzenleme özellikle bilirkişi hesabının önemli olduğu işçilik alacağı davalarında sonuç doğuracaktır. Örneğin dava belirli bir miktar üzerinden kısmi olarak açılmış ve bilirkişi incelemesi sonucunda daha yüksek bir alacak bulunduğu hesaplanmışsa, davacı tahkikat sona ermeden talebini yeni düzenleme çerçevesinde artırabilecektir.

Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta, kanunun bu imkânı bir defaya mahsus tanımış olmasıdır. Bu nedenle talebin hangi aşamada ve hangi miktara yükseltileceğinin somut dosyanın durumuna göre değerlendirilmesi önem taşır.

Zamanaşımı bakımından ne değişti?

Yeni düzenlemenin işçilik alacakları bakımından en önemli yönlerinden biri zamanaşımıdır.

Kısmi davada daha önce dava konusu edilmeyen bakiye alacak yönünden zamanaşımı meselesi önemli bir risk oluşturabiliyordu. Yeni HMK m.109/4 ise açık bir düzenleme getiriyor:

Talep sonradan artırıldığında, artırılan kısım bakımından da zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacak.

Örneğin işçinin 20.000 TL’lik kısmı dava ettiği bir alacağın yargılama sonucunda 100.000 TL olduğunun belirlenmesi ve talebin kanundaki koşullara uygun biçimde artırılması halinde, artırılan kısım bakımından zamanaşımı değerlendirilirken de kısmi davanın açıldığı tarih esas alınacaktır.

Bu yönüyle düzenleme, belirsiz alacak davasının kaldırılması nedeniyle ortaya çıkabilecek zamanaşımı riskinin önemli bir bölümünü yeni kısmi dava sistemi içerisinde karşılamayı amaçlıyor.

Fazla mesai ve diğer işçilik alacakları bakımından ne anlama geliyor?

Değişiklik özellikle miktarı yargılama sırasında toplanan delillerle şekillenen alacaklarda önem taşıyor.

Fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücretleri; işveren kayıtları, bordrolar, giriş-çıkış kayıtları, tanık anlatımları ve bilirkişi hesabı gibi unsurlara göre belirlenebilmektedir.

Bununla birlikte her işçilik alacağının aynı nitelikte olmadığı unutulmamalıdır. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti veya ücret alacağı gibi taleplerde hangi dava türünün ve hangi talep miktarının uygun olduğu, uyuşmazlığın somut özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Nitekim önceki Yargıtay uygulamasında da işçilik alacaklarının tamamının baştan “belirsiz” veya “belirli” şeklinde topluca nitelendirilmesinin doğru olmadığı kabul edilmekteydi.

Bu nedenle yeni düzenleme “bütün işçilik alacakları artık kısmi dava olarak açılır” şeklinde anlaşılmamalıdır. Alacağın niteliği, eldeki belgeler, zamanaşımı durumu ve talep edilebilecek miktarın dava tarihinde ne ölçüde belirlenebildiği somut olay özelinde değerlendirilmelidir.

Daha önce açılmış belirsiz alacak davaları ne olacak?

Kanunda bu konuda bir geçiş hükmü bulunuyor.

31 Temmuz 2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski HMK m.107 uygulanmaya devam edecek. Dolayısıyla hâlen görülmekte olan bir dava, sırf belirsiz alacak davası kurumunun kaldırılmış olması nedeniyle kısmi davaya dönüşmeyecek veya bu nedenle sona ermeyecek.

Yeni sistem, 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra açılacak davalar bakımından önem taşıyor.

Düzenleme ne zaman yürürlüğe girdi?

7589 sayılı Kanun 16 Temmuz 2026 tarihinde kabul edildi. Belirsiz alacak davasının kaldırılması ve kısmi davaya ilişkin yeni düzenleme, Kanunun Resmî Gazete’de yayımlandığı 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.

Bu nedenle 31 Temmuz 2026 tarihi, hangi usul hükümlerinin uygulanacağının belirlenmesi bakımından temel ayrım noktasıdır.

Sonuç

  1. Yargı Paketi ile belirsiz alacak davasının kaldırılması, özellikle işçilik alacağı davalarında uzun yıllardır kullanılan dava açma yöntemlerinden birini değiştirdi.

Yeni sistemde ağırlık kısmi davaya kaydırılırken, davacıya tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus olmak üzere talebini artırma imkânı tanındı. Ayrıca artırılan kısım bakımından zamanaşımının dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılması kabul edildi.

Bu değişiklik, işçinin miktarını dava tarihinde tam olarak belirleyemediği alacaklarını artık talep edemeyeceği anlamına gelmiyor. Ancak davanın hangi miktarla açılacağı, hangi alacakların kısmi dava konusu yapılacağı ve talep artırımının ne zaman gerçekleştirileceği yeni düzenleme nedeniyle daha dikkatli değerlendirilmesi gereken konular hâline geldi. Özellikle fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacakları gibi ispat ve hesaplama yönünden uyuşmazlık çıkabilen taleplerde, dava açılmadan önce alacağın niteliğinin ve uygulanacak usulün somut olay özelinde belirlenmesi önem taşıyor.