İşe iade davasının işçi lehine sonuçlanması, işçinin kendiliğinden işe başlaması anlamına gelmez. Kararın kesinleşmesinden sonra hem işçinin hem de işverenin belirli süreler içerisinde yerine getirmesi gereken yükümlülükler bulunmaktadır. Bu nedenle işe iade kararından sonraki sürecin süreler ve tarafların iradeleri bakımından dikkatle yürütülmesi önem taşımaktadır.
İşçinin İşe Başlamak İçin Başvurması
İş Kanunu uyarınca işçi, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır.
Başvurunun süresi içinde yapılmaması halinde işverence gerçekleştirilen fesih geçerli bir fesih sayılır ve işe iade kararına bağlı bazı hakların talep edilmesi mümkün olmayabilir.
Bu nedenle başvurunun yalnızca süresinde yapılması değil, gerektiğinde ispatlanabilecek bir yöntemle gerçekleştirilmesi de önemlidir.
İşverenin İşe Başlatma Daveti
İşçinin süresi içerisinde başvurması üzerine işverenin, işçiyi bir ay içinde işe başlatması gerekmektedir.
İşveren işçiyi işe başlatabileceği gibi işe başlatmamayı da tercih edebilir. İşçinin işe başlatılmaması halinde mahkeme kararında belirlenen işe başlatmama tazminatı ile diğer parasal sonuçlar gündeme gelir.
İşveren tarafından işe başlama daveti yapılması halinde ise davetin gerçek ve samimi olması gerekir. İşçinin de işe dönme yönündeki iradesinin ciddi olması beklenir.
İşe Başlatmamanın Sonuçları
İşveren, süresi içinde başvuran işçiyi bir ay içerisinde işe başlatmazsa işçiye mahkemece belirlenen en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ödemekle yükümlü olur.
Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödenmesi söz konusu olabilir.
Somut olayın özelliklerine göre kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacakları bakımından da ayrıca değerlendirme yapılması gerekebilir.
İşe Başlama Aşamasında Nelere Dikkat Edilmelidir?
İşe iade kararından sonraki süreç yalnızca mahkeme kararının alınmasından ibaret değildir. İşçinin başvurusunun süresi, işveren tarafından yapılan davetin içeriği, işe başlama tarihi ve tarafların gerçek iradeleri uyuşmazlığın sonraki aşamalarını doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle işe iade kararının kesinleşmesinden sonraki işlemlerin somut olayın koşulları dikkate alınarak yürütülmesi önem taşımaktadır.